Edirne Ticaret ve Sanayi Odası, Giriş Yapın yada Üye Olun

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası

  • Edirne Ticaret ve Sanayi Odası
  • Adres:
  • 1. Murat Mahallesi Talatpasa Cad. No: 80 EDİRNE
  • Tel: (+90) 284 225 10 14
  • Faks: (+90) 284 212 98 64
  • E-posta: etso@etso.org.tr

Edirne Kâri

06 Ocak 2015 12:34
1180
Edirne Kâri

Özen ve yaratıcılık isteyen geleneksel el sanatı : Edirnekâri

El sanatları bir milletin yüzyıllar boyu süregelen yaşamı boyunca oluşan ve kuşaktan kuşağa aktarılan en önemli kültür varlıklarıdır.

Edirnekari lake işleri ahşap, karton ve deri gibi malzeme üzerine boya ve cilayla yapılan motiflerin yer aldığı bir süsleme biçemidir. Bu süslemelerde en çok natüralist çiçek, yaprak ya da meyve motifleri kullanılır. Yeşil, açık mavi, kahverengi, kırmızı ve açık sarı zemin üzerine işlenen çiçekler tek tek olabilecekleri gibi bir vazo içinde ya da ortadan kurdeleyle bağlı bir buket biçiminde olabilir. Bu sanatçıların en büyük esin kaynağı doğadır.

 

Kavukluk, sehpa, koltuk, kanepe, vitrin ve karyola gibi ahşaptan yapılmış ev eşyası XVIII.yüzyılın başından itibaren, daha çok Edirnekâri dediğimiz teknikle dekore edilmiştir. Bu teknik, altın, yaldız, yeşil ve kırmızı renklerin değişik tonlarının lâke usulü ile yapılması suretiyle elde edilir.

Edirnekâri ağaç işlerini üç grupta toplayabiliriz.

1- Oyma eserler ,  2 - Kakma eserler , 3 - Boya bezekli eserler

Teknik yönden yapılan bu ayırımdan başka, eserler kullanım alanlarına göre de gruplara ayrılır.

Dekoratif eserler

a- Tavan işlemeleri ,  b- Yüklük ve köşe dolapları, c-Trabzan ayakları

Ev içinde eşya olarak kullanılan

a- Sofra, sini altları ,  b- Kavukluklar ,  c- Yazı çekmeceleri ve sandıklar
d- Rahleler ve diğer eserler

Eserlerin diğer özelliklerini de 5 maddede sıralayabiliriz.

1-  Edirnekâri ağaç işlemelerinde geometrik motifler çok az kullanılmıştır.
2-  Bir çok eserde barok tesir bazen kuvvetli olarak hissedilmektedir.
3- Genelikle lale, sümbül, karanfil, çiçek buketi, meyve gibi bitkisel motifler kullanılmakta tali olarak geometrik (daire, kemer, yıldız gibi) ve rumi kıvrımlara yer verilmektedir.

4- Boya bezekli eserlerde susen yeşili, mor, safran sarısı,hindiba esmeri ve kahve esmeri gibi nebati boyalar kullanılmıştır.
5- Ağaç cinslerinden ceviz, dut, meşe, kestane, şimşir,ıhlamur tercih edilmiştir.

OYMA ESERLER

Sini sofra altları
Tamamen Edirne’ye has bir teknikle çok köşeli olarak yapılan bu eserlerin bir altlık veya kaide olarak yapıldıkları için üst kısımları düz ve tezyinatsızdır.Oyma suretiyle işlenen yan cephelerinde muayyen bir kompozisyon her iki köşe arasında tekrar eder. Köşelerde uzun ucu kıvrık bir palmet çok güzel bir ayak süsü teşkil eder. Bu şekil doğrudan doğruya yabancı tesir olarak kabul edilir.

Ancak diğer motifler bilhassa üstteki kubbe veya kemer motifi doğrudan doğruya yerli olup, Edirne’de sevilen bir motiftir. Türk mimarisinde bu tip motiflerle bezeli tezyinata çok rastlanır.

Kavuklar
Daha ziyade rokoko işlemelerle süslü bulunan Edirne işi kavuklar, zemini yeşil ve kabartmaları altın yaldızla boyanmaktadır. Rokoko kıvrımlar arasında yer yer yüksek kabartma olarak işlenmiş çiçek rozetler bulunur. Ortada küçük ve yuvarlak bir çerçeve ve içerisinde “Ya Maşallah” ibaresi bulunmaktadır, İstanbul ve Anadolu’da bu kavuklara örnekler görülmesi ya çeşitli sebeplerle Edirne’den alındığını veya Edirnekâri kavuklara benzetilmek istendiğini ifade eder. Bu kavuklarda renkler ve boyalar tamamen orjinaldir.

Tavan  işlemeleri
Edirne evlerinde çok kullanılan tavan tezyinatı bilhassa 19.yy’ın başlarında rokoko ve barok süslerle daha da geliştirilmiştir.  Ancak, yalnız yerli motifleri havir örnek bulunamamıştır. Bitkisel Edirne boyalarıyla boyanan bu tavan işlemelerinin gülçeleri bilhassa dikkate değer.

Trabzan  ayakları 
Edirnekâri ağaç işlemeciliğinin en güzel örneklerinden olan bu eserler oyma bitkisel süslü ve boyalıdır. Ayaklar helezoni ve silindiriktir. Üzerlerine yüksek ve alçak kabartma olarak tezyinat işlenmiştir.Ayakların dip taraflarına muhtemel ayak darbeleri için düz bir süpürgelik bırakılmıştır. Bunun üzerinde dolama da tabir edilen sarmaşık motifler işlenmekte ve rokoko kıvrımlara rastlanmaktadır.

Bu kabartma motifler klasik Türk sanat eserlerinden olan cami kapıları ve rahleler üzerine yapılan girifit bitkisel motiflerin bir halk sanatkarı elinde aldığı şekil olarak gösterilebilir.

KAKMA ESERLER
Sedef kakma olarak yapılmış eserlerimiz bulunmasına rağmen gerek müzede ve gerekse Edirne ev ve camilerinde Edirne’yi temsil edebilecek tipik eserlere rastlanmamaktadır. Sanat dallarında bu kadar ilerlemiş bir merkezde bu çeşidin gelişmemiş olması iddia edilemez. Ancak Edirnekâri kakma eserlerin çeşitli sebeplerle başka yerlere gitmiş olması ihtimali kuvvetlidir.

 BOYA BEZEKLİ ESERLER

Yüklük ve köşe dolapları
Türkiye’nin bir çok bölgelerinde son zamanlara kadar kullanılan bu ev içi mefruşatı Edirne’de özel bir mevkiye ve üstünlüğe sahiptir. Edirne’de yüklük, köşe dolabı, pencere pervazları divan olarak kullanılan kanepeler bir manzume olarak ele alınmakta ve en güzel motifler güzel boyalarla işlenmektedir. Bu ağaç eserlerinin İstanbul ve diğer şehirlerde daha az tezyinatlı olanlarına rastlanır. Ancak aradaki gerek form ve gerekse renk ve motif ayrılıkları hemen dikkati çeker. Edirne evlerinin köşklü odalarına ve odanın kapı karşısındaki pencereli duvarına monte edilen bu manzume için odaların planı özel olarak yapılır veya değiştirilir. Duvar üzerine açılacak iki pencere arasına yüklük gelmeli ve bu yüklük duvarın her iki köşesine pencere pervazları ve pencere önündeki oyma kanepelerle bağlanmalıdır.

Bağlantı köşelerde bulunan köşe dolaplarına istinat ettirilir. Eserler için kullanılan boyalar tamamen yerli ve Edirne’de sevilen tutulan renklerden seçilmekte (açık yeşil, kirli sarı, mavi gibi) ve pencere pervazları (perde gibi işlenir) ile köşe dolaplarının köşelerinde oyma işlemeler bulunmaktadır. Motif olarak tamamen karışık motifler (geometrik, bitkisel) kullanılmıştır. Edirne’de bol bol kullanılan rokoko süslerin bu eserlerde görülmemesi parçaların 19.yy’dan daha önceye ait olduğunu ifade etmektedir.

Yazı çekmeceleri
Büyük üne sahip Edirne işi yazı çekmeceleri zerafet ve boyalarıyla dikkati çeker. Genellikle kapak üstü ve içi, yanları çeşitli bitkisel motiflerle süslenmekte ve bu süsler doğrudan doğruya müstakil bir üslupla doğup devam etmektedir. Kapakların üzeri bazen madeni parçalarla tezyin edilmektedir. Kapak içinde ise devrin tuğrası kullanılmaktadır. Tuğralar elips bir çerçeve içerisinde sanatkarane bir tarzda işlenerek, yazı takımı veya çekmecesinin sanatıyla ilgisi en güzel şekilde belirtilmiş olur.

Boya ile yapılan tezyinata gelince, bunlar ince bir tarzda işlenerek satıh ve köşeler değişen kompozisyonlarla süslenmiştir. Şüphesiz bazen göze hoş görünmeyen ve bütün sahayı mutlaka kaba figürle doldurmayı gaye edinen bazı sanatkarlar ve bu tip eserleri vardır. Ancak elde mevcut çekmecelerin çoğunluğu bunun aksine büyük sanat değeri taşır, öyleki Edirne devrinin en güzel yazı çekmecelerini ihraç ederek Edirnekari yazı çekmeceleri ile üne sahip olmuştur. Çekmecelerin iç kısımlarında kağıt, hokka takımı, makas, makta gibi yazı takımlarını koymak için özel yuvalar ve bölmeler yapılmıştır.

Edirnekârilerin  motif  özellikleri

Osmanlıların 15.yy’dan itibaren uyguladığı bu teknik ilk kez Edirne’de yoğun olarak İstanbul, Bursa, Diyarbakır, Erzurum gibi Anadolu kentlerine buradan yayıldığı için bu isimle anılmaktadır. Kapı, dolap kapağı, pencere kepengi gibi ahşap yapı elemanlarında oyma kakma boya tekniklerinin tek tek veya bir iki tekniğin bir arada uygulandığı görülür. Edirnekârilerde önceleri geleneksel hatai ve penç motifleri son zamanlarda da barok ve rokoko desenleri olarak kullanılmıştır.

Cilt kapaklarında Edirnekâri motif ve boyamaların kullanılmasının İranlı ustalar eliyle ülkeye girdiği sanılmaktadır. Saray nakkaşlığı ve tezhipçiliğine dayalı bir bezeme tekniği olmakla beraber yer yer halk sanatına yaklaşan daha serbest uygulanmış örnekleri de mevcuttur. Cilt kapaklarından başka cekmece, Sultan III. Murat dönemi ciltleridir. Yusuf Mısri, Ali El Üsküdari, Mustafa Nakşi bilinen Edirnekâri lake çalışmış cilt ve tezhip ustaları da Nakşibeni - Er Rakım gibi isimlere rastlamaktayız.

 Edirne’de diğer yerlerde olmayan bir özellik de, ahralı ve mühreli beyaz kağıtlarla kalın ve ince defter yapılıp bunların çiçek dalları veya buketleri ile süslenip memleketin her yerine ihraç edilmesidir. Bunları kaplamada el ile stilize çiçek resimleri, vazolu veya vazosuz çiçek buketleri yapılmaktaydı. Zamanında bu işle bir çok ailenin geçimini temin ettiğini kaynaklardan öğrenmekteyiz.

17.yy’dan kalma sade, zarif ve mükemmel bezenmiş örnekler olan elliden fazla eser günümüze gelebilmiş, müzelerin koruması altına alınmışlardır. 15.yy’a  kadar stilize olan bitkisel süsleme 16. ve 17.yy’larda giderek yoğunlaşan bir natüralizm sonucunda kendine özgü bir karakter kazandı. 18.yy’dan itibaren ise batı etkisi kendini gösterdi. Barok, rokoko, ampir üslupları çiçek süslemelerini de etkisine aldı. Bu etki ile Türk sanatında “şüküfe” tarzı adını alan natürmort anlayışa bürünen bir çiçek süslemesi oluştu. Topkapı Sarayı harem kısmında bulunan  Sultan III. Ahmet’in yemiş sofrası süslemeleri ile Ali Üsküdari resim ve lakelerini bu üslubun en güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

Edirnekâri motifler natüralist anlayışta yapılmış gül, lale, sümbül, şakayık, nergis, hanımeli, karanfil gibi çiçekler olup bunların yanı sıra bazen tabak içinde meyve kompozisyonları da yer alır.

17.yy da, yani erken dönem Edirnekâri motiflerde çiçekler daha çok tek başına basit buketler veya stilize çiçekli dallardan oluşur.18.yy’da ise motifler buketlere dönüşmüş çeşitli çiçekler vazo içinde veya sapından kurdele ile bağlı buketler halinde işlenmiştir.Geç dönem Edirnekâri motifler 18.yy sonu ve 19.yüzyılı içine alır.Bu dönemden başlayarak Edirnekârinin tüm Anadolu’da sadelikleri ve zerafetleri gitgide kaybolmuştur.


Edirnekârilerin yapım tekniği
İlk olarak motiflerin işleneceği eser usta tarafından tezyinatsız olarak hazırlanır. Örneğin; eser yüklük kapağı veya ahşap çekmece ise marangoz tarafından, cilt kapağı ise mücellit tarafından hazırlanır.Eserin süslenecek yüzeylerine nisadır ve üstübeç karışımı astar çekilir. Daha sonra eser fonu oluşturacak renge boyanır. Krem,bej,açık  pembe,yeşil gibi. Bu boyalar erken dönemde kök boyalardır. Geç devirde ise yağlı boyalar kullanılmıştır. Bu işlemden sonra fon boyasının üzerine süslemeler yapılmaya başlanır, önce motif konturları çekilir. Daha sonra renklendirilir. Nakışlar kuruduktan sonra son aşama olarak eserin üzerine “lak” adını verdiğimiz gomalak cila  ince katlar halinde sürülerek boyalar kurumaya alınır.


18.19.yüzyıla ait değerli bir kaç parça Edirnekâri Edirne Müzesi’nde, kalem kutuları yazı çekmeceleri, saraf çekmeceleri, saatlikler, kavukluklar ve kitap kapları gibi bazıları da Topkapı Sarayı Müzesi ile İslam Eserleri Müzelerinde sergilenmektedir.


Yararlanılan Kaynaklar :
www.osmanlisanati.com
www.edirneden.com
Edirne Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü 
ETSO Tanıtım ve Rehber Kitabı’2003 
 “Türk El Sanatları”, Yapı Kredi Bankası A.Ş. Yayınları, 1969 

Yukarı çık.